KENTSEL HAYAL KIRIKLIĞI
Hamza Efe

Hamza Efe

EFE BAKIŞI

KENTSEL HAYAL KIRIKLIĞI

24 Aralık 2017 - 17:57

KENTSEL HAYAL KIRIKLIĞI

Kısa bir aradan sonra biraz karalamanın vakti geldi galiba. Kalemi elime alıp düşünmeye başladım. Aslında biraz tebessüm ettirecek bir şeyler yazmak isterdim. Lakin bu kadar sorunun içerisinde yazmamız ve düşünmemiz gereken daha ciddi meselelerimiz olduğu kanaatindeyim.

Bu yazımda dikkatinizi güzelim şehrimizin merkezinde, yani yüzünde çıkan bir çıbana; Kemaliye Kentsel dönüşememezlik sorununa çekmek istiyorum.

Öncelikle kentsel dönüşümün anlamını iyi bilmek gerekiyor. “ Kentsel dönüşüm yasasının amacı; başta deprem olmak üzere, sel, heyelan, çığ vb. afet riski altında bulunan bölgelerin veya risk dışında kalan, ekonomik ömürlerini tamamlamış, eski ve hasarlı binaların tasfiye ve yerine, sağlıklı güvenli, standartlara uygun yaşam alanlarının oluşturulması ve olası felaketlerde can ve mal kayıplarının önlenmesidir. Dönüşümün bir başka boyutu ise çarpık kentleşmenin etkilerini azaltarak modern, refah seviyesi yüksek, tarihi ve doğal dokusu muhafaza edilmiş marka şehirler oluşturmak.” Peki, biz nerede hata yaptık?

Projeyi başlatan belediyemiz işe üçkağıtçı müteahhit zihniyetiyle başlayınca (Valla bu yakıştırma bir meclis toplantısında başımızdakiler tarafından “Hendek belediyesini üç kağıtçı müteahhit konumundan kurtaracağız” şeklinde kullanılmış bende beğendim iyi tespitJ) eninde sonunda bir yerde tıkanacağı kesindi. Nede olsa üçkâğıtçı müteahhittin oyunu depremde ortaya çıkar, Kemaliye’deki hak sahipleri uyanıp da ortalığı karıştırınca beklenen deprem oldu ve çözümsüzlük süreci başladı.

Proje baştan iyi anlatılmadı, anlatılamazdı da kimse uyanmadan, uyandırılmadan ortadaki rantın farkına varmadan, alelacele belli bir standart gözetmeden, birçok kişiyle pazarlık usulü anlaşmalar yapıldı, birçoğuyla da yapılmaya çalışıldı. Unutmadan şehrin kalbine çakılan üç adet ucube anıt gibi gözüken kentsel dönüşüm apartmanlarını görünce bırak arkadaş böyle dönüştüreceksen dönüştürme diyesim geliyor. Hendek’in sosyal yapısına tarihine ve doğallığına yapılan en büyük ihanet. Ben anlamıyorum arkadaş görsel olarak ne modern bir yapıya benziyor nede bizi ve tarihimizi yansıtan belirtiler içeriyor bu kadar yüksek olmaları cabası farkında değil misiniz? Bu şehir ölüyor; yollar yüzünden damar tıkanıklıkları başladı, merkezde ağaçlık alan açısından son yirmi beş yıllık kayıplarımıza bir bakın ciğerlerimiz çürüdü. Yatay yapılanma yapması gereken ilçelerde dikey yapılanmalar belediye eliyle yapılıyor, ruhumuz, doğallığımız, tehlike altında. Şehrimize bir virüs misali ceza evi gibi organizmalar getirilmeye çalışılıyor. Çok üzülüyorum çokL. Unutmayın bu şehir dedelerimizin, babalarımızın bize mirası değil, torunlarımızın bize emanetidir.

Ben yaptım oldu anlayışıyla bu kadar insanın hayatını değiştirecek bir proje yürütülemezdi, yürütülemedi de zaten Ve halk cephesi yediği ilk darbeden sonra silkelenerek kendine geldi ve Kemaliye komisyonunu kurmayı başardı. Kemaliye komisyonu ilk çıkartmayı püskürtmeyi başarmıştı lakin tüm cabasına rağmen, Kentsel dönüşüm cephesinin üç gözlem kulesi (6-7katlı üç apartman) kurmasına mani olamadı. Taraflar büyük yaralar aldı. Kentsel dönüşüm cephesi başarısız ikinci çıkartmanın ardından başkomutanlarını kaybetti. Halk cephesinin yetkili komutanları ise ilk heyecanlarını yitirince arkalarında olan halk desteğini ve güveni kaybetmeye başladı. Nice ölüler, nice yaralılar, savaş yine mutluluk getirmedi… Onu bunu bilmem kesin olan savaşın kazananı olmaz.

Doğal kaynakları hiçe sayan, kent tarihini, kültürünü yok eden, toplumu ve kentleri kimliksizleştiren bir “Kentsel dönüşüm” kabul edilemez.

Bölgede yaşayan halkın çıkarlarını korumak ve yaşam standartlarını iyileştirmekle yükümlü olan, ayrıca yaşam alanını kültürel, tarihsel çizgisinden ayırmadan, doğaya saygılı ve görsel açıdan modern (modernliği betonlaşmayla karıştırmayalım) yaşam alanlarına dönüştürmek oranın belediyesine düşer. Bu çizgide bir belediye projesini halkla paylaşır ve halkın desteğini alırsa başarısızlık ihtimali yoktur.

Şehrin merkezinde çıkan bu çıbanın bir an önce tedavisi yapılmalı. Kaybedilen her gün sadece Kemaliye için bir kayıp değil, Hendek için bir kayıp ve kaçırılmış fırsatlar silsilesidir. Emin olun bu projeyi başlatanlar değil layığıyla bitirenler hayırla yad edilecekler.

Fransız filozof Montesquieu ecnebisinin dediği gibi

Erdem, toplum çıkarını kişisel çıkarın üzerinde tutmaktır” doğru söze ne hacet!

 

Bu yazı 1855 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • SELİM Sırrı Göktürk
    6 ay önce
    Sulukule cinganlarinada devlet ev yapmıştı girip oturmamışlardı Kemaliyde pislik içinde yaşıyan tuvaletleri dışarda tahtadan o*** Ahır gibi evleri yıktı adam gibi ev yapıp vardı Şimdi insan gibi yaşayın diye. Vıdı vıdı edenler beğenmeyenler Kıskananlarin hasetlerin fesatlarin tantanasından bıkan ilgililerin Yerinede siz olsanız ne yaparsın ız.?... Allah işinizi rasgetirsin der.!... keyfime bakarım.

Son Yazılar