ALİ İNCİ'DEN ÇİLELİ PİNOKYO'YA MADALYA VE KUPA...
Operasyon Gazetecisi bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesini beklemeden, kin ve nefret kusan bir yazı yazmış.
Operasyon Gazetecisi patronlarından aldığı bilgi ve direktiflerle, mübarek Kadir gecesi, aklınca operasyon yapmaya kalkmış.
Operasyon Gazetecisi yazısında, insanların geçmişte yaşadıkları hastalıkları fırsata çevirmeye çalışarak, aklınca askerlik konusuyla köşeye sıkıştırmaya çalışmış.
Yazısını okuyunca hiç şaşırmadım!
Çünkü Operasyon Gazetecisi, bunu hep yapıyor. Geçmiş yıllarda yazacak bir şey bulamayınca, insanların özeline girerek, çocukları üzerinden kamuoyunda algı oluşturmaya çalışmıştı.
Bu tür işler karakter meselesidir!
Kendisi de hastalıkla boğuştu, biz şifa bulması için hep duacı olduk!
Kadir Gecesinde şifa bulmaları için tüm Müslümanlara duacı olduk!
Hırslarımıza yenilip, kişisel hesaplaşmalara asla çocukları karıştırmadık!
Yazmaya kalksaydık, çok şey yazardık!
Dedik ya! Karakter meselesi!
Sen ne yazarsan yaz, ben duruşumu bozmayacağım!
Operasyon Gazetecisi bunları neden yazıyor?
Birinci neden; ilçemizde Pedofili ile ilgili yaşanan tutuklanma hadisesi!
Pedofili hadisesiyle ilgili yazılarımızdan ötürü, işimiz konusunda tehdit edildik!
Tehditlere rağmen geri durmadık, yazdık ve TV programında konuştuk!
Neler yazdık?
Neler konuştuk?
Milletvekili Ali İnci’nin AK Parti İlçe Başkanlığı seçimine müdahale ettiğini, seçimde desteklediği adayı daha sonra bir gece operasyonuyla Kızılay başkanı yaptığını, Sayın İnci’nin destekleriyle Kızılay başkanı olan şahsın, tutuklanarak cezaevine koyulduğunu yazdık.
Bu yazdıklarımızdan, TV programında konuşmalarımızdan rahatsızlık duyanlar, operasyon düğmesine bastılar ve her zaman olduğu gibi çok değerli Pinokyo gazeteciyi harekete geçirdiler.
Siz ne yaparsanız yapın, gerçekleri yazmaya ve söylemeye devam edeceğim!
Gerçeklerin üzerini örtmeye ne makam gücünüz, ne de para gücünüz yeter!
Başkalarına merdiven altı ve sözde gazeteci diyen Operasyon Gazetecisi, çok önemli bir olay olan Pedofili vakasıyla ilgili neden bir satır yazı yazmadın?
Yazamazsın, çünkü biz seni Moldovya gezilerinden tanırız!!!
Gelelim bugünkü yazdığın yazıya…
İftar programının tarihi neden değiştirildi?
İftar verilecek gün, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş Sakarya’daydı!
Ben yazımın arkasındayım. Hendek’te aynı anda iki iftarın olması, birlik ve beraberlik adına hoş olmadı!
Sen bile istem dışı yazdıklarınla beni destekliyorsun!
Sen kafanda suçluyu bulmuşsun. Sana göre suçlu AK Parti İlçe Teşkilatı!!!
Muhtarlar bile aralarında bölündü!
Keşke iki iftar birleştirilip, tek iftar verilseydi, Hendek adına güç gösterisi olurdu!
Muhtarların Başkan Alemdar’ın iftarına gittiğini söylüyorsun. Bırak hinlik yapmayı, yaşanılan bu olaydan sonra iftara katılmamaları ayıp olurdu!
Askerlikten örnek verip sil sile yolundan bahsediyorsun. Senin verdiğin örneğe göre en büyük makam Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın makamı!
Hani nerede askeri hiyerarşi?
Bir de hinlikten ve nifak tohumu ekmekten bahsetmişsin!
Bu şehirde senden büyük nifakçı mı var?
Sen, hala kaçak su kullanan belediye meclis üyesini açıklamadın?
Sen, hala Hendekspor’dan ayda 50 BİN TL isteyen gazeteciyi açıklamadın?
Yusuf Başkan Hendek’e yapılacak dört büyük projeden bahsediyor. Sen hinlik yapıp, araya diplomayı sokuyorsun!
Hendek’in mega projelerle büyümesi mi önemli?
Yoksa Yusuf Alemdar’ın diploması mı önemli?
Size göre Hendek’ten önce Milletvekili Ali İnci’nin siyasi menfaatleri önemli!
Sayın İnci sana diploma sorusu sonrası madalya taktı mı?
Bu soruya madalya az gelir, sana bir de kupa vermesi gerekir!!!
İşte aramızdaki fark bu!
Ne yazarsan yaz, ben sicilime güveniyorum!
Devletin kanunlarına aykırı bir zaafım yok!
Elinizdeki siyasi imkanlarla istediğiniz kadar, özelime girin!
Benim ve Ailemin yüz kızartıcı bir suçu yoktur!











