Toprak kirlenince, ekmekler bozulur...

TAKİP ET

Anadolu Coğrafyasının bütünü, Birleşmiş Milletler Tarım ofisi ve Dünya Bankası verilerine göre, daha 20 yıl öncesine kadar kendi kendine yetebilen dünyadaki en önemli 5 tarım havzasından biri olarak gösteriliyordu. Plansız ve rantçı bir kalkınma uğruna artık sularımızı, toprağımızı, havamızı önemli ölçüde kaybettik. Adeta miras yediler gibi davrandık. Tarlaya dadanmış kımıl zararlıları gibi kendimizden geçtik.

Sakarya Ticaret Borsası Başkanı Adem Sarı, Sakarya Tarım Hayvancılık Teknolojileri ve Yem Fuarında konuşma yaptı.

Sakarya Ticaret Borsası Başkanı Adem Sarı'nın konuşmasından ana başlıklar:

TARIM TOPLUMUNUN TEMELLERİ 12 BİN YIL ÖNCE ATILDI!...

Bugün bizim "medeniyet", Batılıların "uygarlık" dediği şey, insanların doğaya ve kendi hayatlarına kalıcı izler bırakmasıyla başlamıştır. Bu kalıcı izlerin en önemli ayağı, bizim "ekin", Batılıların "kültür" dediği süreçte birikmeye, hayatı ve doğayı dönüştürmeye başlamıştır. Toprağın işlenmesi; tohumun toprakta fideye, fidana, ağaca, meyveye dönüşmesi, toprağın ekili kısmının zenginlik kaynağı olarak görülmesi, nesillerin güvencesi haline gelmesi, toplumun yerleşik bir düzen kazanması, toprağa bağlı toplumsal ilişkiler ağının örgütlenmesi kısacası insanlığın radikal bir tarihsel atılımın doğması tam da tarım kültürünün doğması ile belirginleşmiştir. Toprağın sınırlarının çizilmesi, mülkiyeti oluşturmuştur. Tarım toplumunun yarattığı mülkiyet, özgürlük, aile, akrabalık gibi onlarca toplumsal ilişki biçimi, radikal tarihsel atılımın etkisi altındadır. yani insanlık 12 bin yıldır kültürün ve kültürlenmenin geliştirilmesine odaklanarak, kendini dönüştürmektedir.

TOPRAK KİRLENİNCE EKMEKLER BOZULUR!...

Toprak, ayağımızı bastığımız karadır, değerli madenlerin yatağıdır, ölülerimizin ve medeniyetimizin birikimidir, gelecek kuşakların zenginliğini taşıyacak, su ve hava ile birlikte en önemli yaşamsal kaynaktır. Toprak kirlenince ekmeklerin bozulacağını, toprak susuz bırakılınca hayatın çöl olacağını, toprak örtüsüz kalınca canlılığın biteceğini, toprak eriyince her şeyin başkalaşacağını unutmayalım.

AKOVAYA SAHİP OLDUĞUMUZ İÇİN, ÇOK ŞANSLIYIZ!...

Sakaryalılar olarak bizler oldukça şanslıyız. Çünkü doğal tarıma uygun verimli topraklarımız, ürünleri geliştirip ekonomik girdi oluşturacak donanım imkanlarımız, tarımı geliştirmek isteyen irademiz ve tutkumuz, bizi tüm bu girişimlerimiz dolayısıyla yüreklendiren çok sayıda mülki idari, sivil tüzel kişilikler var. Her şehir Akovaya sahip olmayabilir. Fuarlar sayesinde hepimizin ihtiyaç duyduğu tecrübelere, birikimlere, bilgilere, ortaklıklara, atılımlara, yatırımlara, geleişmelere kolayca ulaşabiliriz. Umuyorum fuara katılan her bir konuk, ülke ve dünya menfaatlerine uygun etkileşim içine girer.

RANTÇI KALKINMA UĞRUNA TOPRAKLARIMIZI KAYBETTİK!...

Anadolu Coğrafyasının bütünü, Birleşmiş Milletler Tarım ofisi ve Dünya Bankası verilerine göre, daha 20 yıl öncesine kadar kendi kendine yetebilen dünyadaki en önemli 5 tarım havzasından biri olarak gösteriliyordu. Plansız ve rantçı bir kalkınma uğruna artık sularımızı, toprağımızı, havamızı önemli ölçüde kaybettik. Adeta miras yediler gibi davrandık. Tarlaya dadanmış kımıl zararlıları gibi kendimizden geçtik. Fakat her şey bitmiş değil. Bu fuarda ortaya çıkacak etkileşimleri  ve gelişmeleri önemsiyorum. Umuyorum, Sakaryamızın şansını tüm ülke sathına yayacak bir çaba bugün burada atılmış olur.

SAKARYAYA FUAR KAZANDIRMANIN MUTLULUĞUNU YAŞIYORUZ! 

Sakaryaya bir fuara kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Fakat sadece derdimiz bir tarım fuarı değil, aynı zamanda ülkemizin tarım ürünlerini, tarım girdilerini, tarımsal donanımlarını, tarım sektörünün tüm paydaşlarını ülke insanın menfaatine geliştirmenin yolunu durmadan dinlenmeden aramaktır. Sadece markalarüretmek değil, toprağımızı, suyumuzu havamızı geri kazanmak, Sakaryamızı 21.yüzyıl tarımına uygun donanımlarla tanıştırmaktır.