REFERANDUM VE ÇÖZÜM BEKLEYEN SORUNLARIMIZ...

TAKİP ET

CHP Hendek İlçe Yöneticisi Bahattin Tekgül' "Referandum ve çözüm bekleyen sorunlarımız" başlıklı bir yazı yayınladı...

REFERANDUM VE ÇÖZÜM BEKLEYEN SORUNLARIMIZ.


Bu referandum ihtiyacı nereden icap etti? Vatandaşın böyle bir talebi varmıydı? Bunca masraf,zaman kaybı ,doğrusu anlayabilmiş değilim. Düşünün: Acaba Almanya’da, Fransa’da veya herhangi bir Avrupa ülkesinde, frensiz dengesiz, her şeyin tek adama verilmesini öngören, Meclis’in ikinci plana düşürüldüğü bir anayasa değişikliği referanduma sunulabilir mi? Hayır... 

 

Vatandaşlarımızın bulunduğu Avrupa ülkeleri ile yaşanan, ilişkilerimizi bozacak, ekonomik çıkarları mızı zedeleyici orada yaşayan yurttaşlarımızın hayatını olumsuz yönde etkileyecek gelişmeler. Sonuçta 16 Nisan günü referandum gerçekleştirildi, YSK'nın açıkladığı sonuçlar ;%51,6 evet,%48,6 Hayır.

 

Referandum öncesi ve oylama sırasında yaşananlar, YSK'nın kanunun açık maddesine rağmen oy sayımı devam ederken, mühürsüz oy pusulalarının geçerli sayılacak kararı, referandumun meşruluğuna gölge düşürdü. Bu yaşananlar ve referandum sonuçları hiç kimseyi memnun etmedi. Şuna eminimki evet oyu kullananların çok büyük kesiminde vicdani rahatsızlık yarattı.

        

 

Ülkemize hükümetin davetiyle gözlemci olarak gelen,bizimde üye olduğumuz Avrupa Güvenlik ve İşbirliği teşkilatı "AGİT" Başkanı Zulueta, halk oylaması süreci ve sonucu için “Eşit olmayan bir oyun" sahasıydı. Kamu kaynaklarının kötüye kullanımının yanı sıra, birtakım partilerin ve sivil toplum örgütlerinin “Hayır” kampanyasını destekleyen çabalarının engellendiği de gözlemlemiştir. Kampanya dili birtakım üst düzey yetkililerin “Hayır” destekçilerini terörist destekçileri ile bir tutması ile lekelenmiştir. “Hayır” destekçileri kampanya faaliyetleri sırasında çok sayıda durumda şiddet içeren saldırılar ile karşı karşıya kalmışlardır. Bu ihlaller kampanyalarda özgürlük ve eşitlikle ilgili AGİT taahhütlerine, Avrupa Konseyi standartlarına ve diğer uluslararası yükümlülüklere aykırıdır. Bu tek başına eşitlik ve tarafsızlık taahhütlerinin (Türkiye tarafından) yerine getirilmemesi anlamına geliyor. Sonuç nasıl olurdu?, bizim görevimizin çok ötesine geçen bir konu ancak buna ya mahkeme ya tarih karar verecek” dedi. Böylece referandumun meşruluğu tartışması sınırlarımız ötesindeki medyanın gündemi oldu.
        

 

Olağanüstü hal koşullarında anayasa değişikliği yapan belkide tek ülkeyiz, devletin bütün maddi, idari adli, yönetsel gücünü kullanarak,medyanında büyük çoğunluğunun desteğiyle bir evet kampanyası yürütüldü. Hayırcılar adeta devasa bir devlet gücüyle yarıştılar. Hayır kampanyasını yürütenler yer yer saldırıya uğradılar, baskı gördüler. Hendek ilçemizde ,maddi imkansızlıklar içinde gerçekleştirdiğimiz Hayır çadırımız bir gurup evetçi gençler tarafından saldırıya uğradı yaralananlar oldu. Ülkemizde rejim değişikliği yaratacak bir referanduma bu koşullar altında gidildi.Halbuki anayasalar toplumsal mutabakat metinleridir. Çok geniş bir zaman diliminde, çok geniş bir toplumsal akademik çevrelerde tartışılarak uzlaşılarak ortaya çıkarılması gereken bir anayasa metni, tek bir siyasi partinin mutfağında hazırlanarak toplumun önüne kondu, ve aceleyle oylandı. Halbuki anayasalar toplumun en az %70'inin desteğini alırsa kalıcı ve uygulanabilir olur.

 

Ülkemiz çok ağır ekonomik ve sosyal problemlerle karşı karşıyadır.son 4 ayda 45 bin esnaf kepenklerini kapattı. Tarımda kendi kendine yeten bir ülke iken neredeyse tüm tarım ürünlerini ithal eder hale geldik Resmi açıklama enflasyon çift haneli oldu. Geri ödenmeyen kredi ve kredi kartları borcu tehlikeli boyutlara ulaştı. İşsiz sayısı 7 milyon. Güvenlik sorunlarımız, turizm sektöründeki sorunlarımız vs. bunları dahada çoğaltabiliriz.
        

Bu ağır sorunlarımızın çözümünü ,güçlendirilmiş bir parlamenter sistemde; hukukun üstünlüğü dayalı,yargının bağımsız olduğu, fren denge sisteminin işleyebildiği bir yönetim sistemi ile  aşabileceğimize inanıyorum. Bunu gören İnanan milyonlarca seçmene yenilerinin ekleneceğini, Kasım 2019 seçimlerinde bu yöndeki bir siyasetin başarıya ulaşacağını görüyorum. Bunda hiç kuşkum yok.