PÜSKÜLLÜ BAŞKANA,KÖPRÜBAŞI MAHALLESİNDEN MEKTUP VAR...
D-100 Karayolu Köprüsünün altından akıp giden Uludere çayının sularında,çocukluğumuzda yüzerdik.Susadığımızda Uluderenin suyunu kana kana içerdik.Hatta o kadar su içerdik ki,açlığımızı da unuturduk.D-100 Karayolun da seyahat edenler,araçlarından inip,Uluderenin serin sularında ellerini yüzlerini yıkayıp su içerlerdi.Hatta,derenin kenarında piknik yaparak karınlarını doyururlardı.Küçük çocuklar yüzerken,büyükler çay içerdi.Uludere,İstanbul Ankara arasında seyahat edenler için,bir durak olmuştu.
Hendek'te çocukluğunu yaşayanlardan,Uludere de yüzmeyen,su içmeyenlere Hendek'li denmezdi.Uludere Çayı, çocukluğumuzda,Hendek'li çocukları bir araya getiren,onları arkadaş yapan bir dereydi.Bizim çocukluğumuzda; Mahalle arkadaşlığı,okul arkadaşlığı,cami arkadaşlığı,Kuran Kursu arkadaşlığı ve bir de Uludere arkadaşlığı vardı.Tanımadığımız çocuklarla,Uluderede bent yapar,yüzerdik.Küçük Sinece dediğimiz balıkları yakalamada yarış ederdik.Karnımız acıktığında,tarlalardan biber domates toplayıp,evi yakın olan evinden ekmek getirir,birlikte yerdik.Aramıza yalanı dolanı sokmazdık.Kavgalarımız bile mertçe ve kısa süreli olurdu.Vakit o kadar çabuk geçerdi ki,akşam olduğunu bile fark etmezdik.Arkadaşlarımızdan ayrılmak zor gelirdi bize...
Biz,çocukluk yaşama konusunda çok şanslıydık.Cep telefonlarımız,bilgisayarlarımız,playstationlarımız,marka ayakkabılarımız elbiselerimiz yoktu.Fakat,doyasıya eğlendiğimiz,suyunda büyüdüğümüz Uluderemiz vardı.Bize yaz aylarında sadece Uludere yetiyordu...Biz büyümeye başladıkça,Hendek'te büyüdü.Nüfus arttı,fabrikalar geldi.Üniversite açıldı.Hendek'in nüfusu birden patlama yaparak,Hendek çok büyüdü.Büyüyen Hendek'ten ekonomik olarak faydalanmak istedik.Uludereyi unutup,para kazanma peşine düştük.Hendek'in içme suyunu uzun yıllar karşılayan Uludereyi koruyamadık.Yıllarca,Uludereye çöp atıldı.Yeri geldi kanalizasyon akıtıldı.Uludereye yaptığımız bunca kötülüğe rağmen,Uludere bize küsmemek için yıllarca direndi...
Uludere ile barışma adına,Hendek Belediyesi Uludere çayı üzerinde Rekrasyon çalışmaları yaptı.Uludereye güzellik verecek olan bu çalışmaları görenler Hendek Belediyesini takdir ettiler.Fakat,bu çalışmalar ne olduysa birden durdu.Uludere eskiden daha kötü bir hal alarak,kirlendi,çamur aktı,büyük yosun tabakaları ve büyük otlar yaptı.Bu otlar ve yosunlar,derede sinek üretmeye başladı.Bu sinekler çok küçük,fakat sayıca çok olunca,evlerimiz ve işyerlerimiz sineklerle doldu.Bu seferde insanlar,derenin eski hali daha iyiydi,en azından sinek yoktu demeye başladılar.Her kim ne derse desin,projede ki haliyle Uludere Projesi tamamlanırsa,Uludere eski günlerine döner...
Belediye Başkanı İrfan Püsküllüye Köprübaşı Mahallesi ve Dereboğazı mahallesi Halkından mektup var.Mahalleli mektubunda;"Uludere çok pislendi,acilen temizlenmesi gerekiyor.Uludereye fotoğraflarda görüldüğü gibi,bir borudan ne suyu olduğu belli olmayan bir su akıyor.Kent Konseyinde konuşulan,Uludere tesislerinin kanalizasyonu dereye akıyor lafı ile,Köprübaşı ve bazı mahallelere dere suyu içiriliyor lafını yan yana koyarsak,Püsküllü başkan ne hissediyor?Sizin çalışmalarınız sonu ortaya çıkan dere sineklerinden ne zaman kurtulacağız?Ankara İstanbul yolunu kullanan yerli ve yabancı turistlerin bu pis görüntüleri görmesini engellemeyi düşünmüyormusunuz?Yeter!artık yeter!Betonlaşma uğruna,doğal güzelliklerimizi yok etmeyelim."diye Uluderenin sorunlarını yazdı Mahalle halkı,Püsküllü başkandan gelecek cevabı bekliyor...