KYK KIZ ÖĞRENCİ YURDUNDA TEMİZLİK İŞÇİLERİNE (MOBİNG) BASKI VE TEHDİT VAR.

TAKİP ET

Hantek Bloklarında yeni açılan KYK Kız ÖğYurdunda,Temizlik İşçilerine,yurt müdüresi tarafından baskı uygulanırken, çalıştıkları şirket tarafından da iş bıraktırma tehdidi yapılıyor. Hantek'te ki KYK Kız Yurdunda gördükleri baskı,şiddet ve yıldırma politikaları neticesinde işten çıkan işçiler oldu.Bu duruma daha fazla dayanamayan işçiler,Haber Sitemizi arayarak yardım istediler.Temizlik İşçilerine Mobing uygulayarak her işi yapmaları için imzalatılan kağıt,İşçilerin özgürlüklerini ellerinden aldı

Hantek Bloklarında yeni açılan KYK Kız Yurdunda,Temizlik İşçilerine Yurt Yönetimi tarafından uygulanan baskı,şiddet ve yıldırma politikasına ilk tepki Ülkücü İşçiler Derneği Hendek Şube başkanı Emrah Kartal dan geldi.Bu olayı duyar duymaz açıklama yapan Emrah Kartal,"İşçiler üzerinde ki baskı şiddet,mobing ve yıldırma politikası devam ederse,suç duyurusunda bulunacağız.Türk işçisi yalnız değildir"diye konuştu...

Milli Eğitim ile ilgili  yaptığımız haberlere tepki gösterenler, ilgilenmeleri gereken kurumlarla alakadar olsalar , bizle uğraşmaya zaman ayırmasalar daha verimli olurlar kanısındayım. Verimsiz oldukları kurumlardan rahatsızlıklarını dile getiren onlarca insan varki bizde buraların haberlerini yapıyoruz. Bunlara bir örnekte yeni hizmete giren kız öğrenci yurdudur. Çalışanlarla alakalı yeni atanan Müdüre hanımın mobing  uyguladığı ve işçiler üzerinde psikolojik baskı kurduğu söyleniyor. Sendikacı ve sosyal politika uzmanı olarak bu durumu  Dr. Heinz Leymann, 1980’li yıllarda mobbing terimini iş hayatındaki baskı, şiddet ve yıldırma hareketlerini tanımlamak için kullanmıştır. Leymann mobing uygulayan kişileri, aşırı kontrolcü, korkak, nevrotik ve iktidar açlığı olan kişiler olarak tanımlandırıyor. Müdüre hanım yaptığı bu davranışlara kılıfıda bulmuş " Ülkede OHAL var ,ve ben ne söylersem yapacaksınız..!" diyerek  kraldan çok kralcı oldukları için kanunu hiçe sayabiliyorlar . Nitekim, 4857 sayılı İş Kanunu, kadınların genel olarak ağır ve tehlikeli işlerde, yeraltı ve sualtı işlerinde  çalışamayacaklarını hükme bağlamıştır. Ağır ve tehlikeli işlerle olmakla birlikte bazılarında kadın işçilerin  ve 16 yaşını doldurmuş genç işçilerin  çalışabilmesine izin verilmiştir. Bu  işler, "Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği"nde karşılarına (K) veya (Gİ) kısaltma işaretleri konularak tek tek belirlenmiştir. Ağır ve tehlikeli işlerden olmasına karşılık (K) işaretli olanlarda kadınlar, (Gİ) işaretli olanlarda ise, genç işçiler çalışabileceklerdir. Gelişen teknolojiler ve giderek önem kazanan cinsiyet ayırımcılığının engellenmesi çalışmaları karşısında kadın işçilere koruyuculuk altında getirilen söz konusu yasaklamaların kadın işçiyi koruyucu niteliği taşıyan kanun maddeleri iş kanununda ve 6098 sayılı Borçlar Kanununun 417. Maddesinde, işçinin hem kişiliğinin, hem de yaşam ve vücut bütünlüğünün korunmasına yönelik olarak düzenleme yapılmıştır. Biz bu kurumların başında yöneticilik ve idarecilik yapan şahısları uyarmak ve ikaz etmekle onları küçümsemiyoruz. Aksine yardımcı olmaya çalışıyoruz. Çünkü yapılan bu davranışlar sonucu devlet yüz binlerce lira tazminat ödemek durumunda kalıyor.   Bu idareciler devletin parasını zayi ettiriyorlar. İş sadece kuralları kaideleri olan duvarların üstüne  inşa edilmiş  bir yapı değildir. Esnek olunması  gereken zamanlarda insiyatif kullanılması da gerekir . Kadınlardan oluşan bu işçi kardeşlerimizin yeri geldiğinde pozitif ayrımcılığa tabi tutulacağı kanunlarda açıklanan örnekleri bulunmaktadır. Yine, "Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği" ne göre, bu kapsamda olmakla beraber, kadınların çalışmasına izin verilmiş alanlarda  çalışanlar, özel durumlarında (adet gördüklerinde) bu işlerde çalıştırılamayacaklar, hafif işlere alınacaklardır. Özel hal süresi, yönetmelikle beş gün olarak belirlenmiştir. Sürenin başlangıcı, kadın işçinin beyanına göre dikkate alınacaktır. Bu kadar düzenleyici kanunların olduğu bir ülkede işçiyi aptal yerine koymak sizin  acizliğiniz. Velev ki işçi kendi hakkını bireysel olarak aramasada biz sendikacılar işçinin hakkını aramakla mükellefiz . Birçok yönetmelik ve kanun maddesi bir işçinin yapabileceği işi belli standarda  bağlamıştır. Yani siz bir temizlik görevlisine günde 10 adet daire temizletemezsiniz  bu hijyen açısından da  iş gücü olarakta mümkün değildir. Anlatacak ve örnek gösterecek çok done var. Basit anlatımıyla, “bir veya birkaç kişinin bir diğer kişiye uyguladığı, düşmanca ve ahlaka, etiğe aykırı yöntemlerle sistematiksel olarak yaptıkları psikolojik  baskı” devam ederse hakkınız da suç duyurusunda bulunacağız. Türk işçisi yalnız değildir.