AHLAK MÜHENDİSİ GAZETECİ(!)...
İnsanlara vefa ve nankörlük konusunda dersler vermeye çalışan bir gazetecinin, geçmişte bürokrat, bugün ise meclis üyesi olan kişiyle fazla değil 4 yıl önce yaşadığı bir diyaloğu sizlerle paylaşıyorum.
İnsanlara vefa ve nankörlük konusunda dersler vermeye çalışan bir gazetecinin, geçmişte bürokrat, bugün ise meclis üyesi olan kişiyle fazla değil 4 yıl önce yaşadığı bir diyaloğu sizlerle paylaşıyorum.
Ahlak Mühendisi Gazeteci anlatıyor;
2014 Yerel Seçimleri için, ilçemizde bir siyasi partinin iştişare toplantısı vardır. Devlet memurlarının siyasi parti toplantılarına, binalarına çıkmaları kanunen yasaklanmıştır. Böyle olmasına rağmen ilçemizdeki bir bürokrat , (daha önce iktidar partisinden Hendek belediye başkan aday adayı olmuştu. )böyle bir kongreye gider. Aynı siyasi partinin bu iştişare toplantısına bizde gitmişizdir. Salonu ve katılımcıları fotoğraflamışızdır.Ne ilginçtirki bu fotoğraf karesinin içine ilçemizdeki bir bürokrat girmiştir. Bizde kendisinin fotoğrafını internet sitemizde “ kim bu bürokrat?” diyerek haberleştirmiştik.
Derken mülki amir tarafından bürokrat hakkında soruşturma açıldığı bilgisi kendisine ulaştığında bürokratımız paniklemiş adeta etekleri tutuşmuştur. Bizi telefonla aramak sureti ile; “ yaptığını beğendin mi? Şimdi benim hakkımda soruşturma açılırsa ben siyaseten yasaklı konuma düşerim. Sana verdiğim emeklere haram olsun” diyebilmiştir. Bizde kendisine, “Ne yani hocam, siz bir devlet memuru olarak siyasi partinin iştişare toplantısına katılmanız nedeniye suçluluk hissetmiyor musunuz? Eğer hakkınızda soruşturma açılır sizler siyasi yasaklı konuma düşerseniz o sizin cesaretinizin bir madalyası olur. Diğer konu emeklerin haramlığı... Ben devletime yıllarca çalıştım, vergimi verdim, şartların oluşması nedeniyle de emeklilliğe hak kazandım. Bu bana sizin bahşettiğiniz bir lütuf değil. Siz bana hizmet ediyor karşılığınıda alıyorsunuz. Bu davranışınız hiç etik değil” demem üzerine telefonu kapattı.
Aradan yaklaşık 7-8 ay kadar bir zaman dilimi geçti. Ancak dün akşam gördük ki bu bürokratımız içinde biriktirdiği kini , hazır elime fırsat geçmişken kullanayım mantığı doğrultuısunda kullanmakta bir beis görmedi. Olaya açıklık getireyim. Dün akşam saat 22.00 sularında 112 acil ambulansı ilçemiz Kemaliye mahallesinde bir hasta anonsuna hareket eder, hastayı alır, hastanın sağlık durumu endişe vericidir. Derhal 112 merkezi arayarak Hendek acilin uyarılmasını ister. Bizde o esnada Sakarya’dan Hendek’e gelmekteyiz, anons üzerine yönümüzü Hendek devlet hastanesine çevirdik. Hastanın yüzünde maske vardır, dışardan bakıldığında tanınmamaktadır. Hasta acile alınır tedavi süreci başlar. Bu esnada hastanın komşusu olan ilçemiz muhalefet partisi ilçe başkanıyla hastane koridorunda karşılaştık. Hastanın kimliğini kendisinden öğrendim. Hasta acilde ilk müdahalenin yapılmasının ardından Sakarya Araştırma Hastanesine oradan da acil olarak Kocaeli Araştırma hastanesine sevkedildiğini öğrendik. Bizde görevimiz icabı hasta ambulansa taşınırken hastane dışında, hastane bahçesinde hastamızı fotoğrafladık. Tam bu sırada yukarıda bahsettiğim devlet memuru olmasına rağmen kanunları elinin tersiyle iten kahraman hocamız, hastane bahçesinde hasta yakınlarının endişeli bekledikleri ve iyi bir haber alabilmek adına hastaya duacı oldukları esnada; “ sen neden hastanın resmini çekiyorsun ??? Hasta mahremiyeti var bilmiyor musun?” diyerek adeta bahçede bulunan acılı ve umutlu bekleyişlerini sürdüren hasta yakınlarının bize saldırmalarına imkan sağlayacak tarzda konuşması ve tavır takınması aklın alacağı bir şey olamaz. Bu ne kin hocam ?
Ben gazeteciyim. Orada bulunuyor isem kamuoyunun haber alma hakkı adına bulunuyorum.. Ben Hastanenin içersinde fotoğraf çekmiyorum. Hastane bahçesinde hasta sedyede ambulansa bindirilme aşamasında fotoğraflıyorum. Sonra bu hasta bayan da değil. Sizin bu takındığınız tavır hiç hoş değil. Etik de değil. Bize görevimizi öğretmek de sizin haddinize hiç değil. Kişisel husumetlerinizi bu şekilde ifşa etmenizi kanunlara kafa tutan kahraman bir bürokrat olarak size hiç yakıştıramadım...
Vefa ve nankörlük dersleri veren gazeteci ile hastane bahçesinde linç için gazeteciyi hedef gösteren eskinin bürokratı, bugünün siyasetçisi çok sıkı arkadaşlar. Allah bozmasın arkadaşlıklarını!
Menfaat ortak payda olunca, geçmişte olanlar unutulur!...
Hendek'te herkesin kantarı belindedir. Kimin kaç kilo olduğunu Hendek halkı biliyor.
Sadece şunu bilmeni isterim, bu ilçede Ahlak Mühendisliği yapacak en son adam sensin sayın gazeteci...